27 Kasım 2008 Perşembe

67.Bölüm Özet

"Bir Avuş Kemik İçin..."

Efe, Deniz’in orada olduğu şüphesiyle Aslı’nın evine gitmektedir. Aslı ise Efe’nin Deniz’i görmesini engellemek için elinden geldiğince hızlı bir şekilde evine ulaşmaya çalışmaktadır.
Ancak Sedat’tan kurtulması gerekmektedir. Efe’yle Deniz arasında hiçbir engel kalmamıştır. Mine’nin sürprizi Ayşe’de şok etkisi yaratır. Derhal duruma müdahale etmeye çalışır.
Öte yandan Mine ise Burak ve Ayşe arasında seçimini çoktan yapmıştır. Fakat Mine’nin kararından rahatsız olan sadece Ayşe değildir.
Efe normal hayatına dönmüş, dükkanın borçlarını ödeyenin kim olduğunu merak etmektedir. Aslı’nın sınavı için almasını istediği kemikler Efe’nin yeni bir iş fikri bulmasını sağlar.
Deniz ise Aslı’nın evinden çıkmıştır ve kendine kalacak bir yer aramaktadır. Bir anda karşısında bulduğu Mine onun için alternatif olacaktır.
Sedat, Aslı’nın etrafındaki kuşatmayı artırmış, her an varlığını hissettirmektedir. Mine, Deniz’i evinde misafir eder. Fakat evi beklenmedik bir şekilde kalabalıklaşır.
Burak, Mine’den uzak kaldığı için rahatsız olmaya başlar ve Mine’nin hiç beklenmediği bir teklif yapar. Mine, Burak’ın teklifi karşısında ne söyleyeceğini bilemez.
Aslı, poliklinikte, ev sahibi Gül’ün kızını bedava tedavi ettirir. Fakat bu iyilik başına bela açacaktır. Efe’nin yeni projesi zorluklara rağmen başarıya ulaşır. Fakat olan Aslı’nın eğitim için aldığı kemiklere olur.
Aslı kemikleri bulmak için ummadığı birinden yardım alır.


Devamını okuyun...>>

26 Kasım 2008 Çarşamba

67.Bölüm Fragman


Devamını okuyun...>>

19 Kasım 2008 Çarşamba

66.Bölüm Özet

"Davetsiz Misafir"
Aslı’nın evinde her gün yeni problemler çıkmaktadır. Ev sahibinden yardım isteseler de umdukları ilgiyi göremezler. Deniz, Ada’yı unutmaya çalışmaktadır, kendisini işe verir. Ancak o kadar yıkılmıştır ki sağlığı bozulur.
Efe ise üst üste kaybettiği işlerden dolayı borçlarını ödemekte zorlanmaktadır. Mine, Cansu’nun gidişinden beri mutsuzdur. Burak sürpriz şekilde ortaya çıkarak, Mine’nin yüzünü güldürmeye çalışacaktır.
Su, Deniz’in durumunu öğrenmek için çalıştığı yere gider fakat Deniz’e ulaşamaz. Onu bulmak yine Aslı’ya düşer.
Deniz’in içinde bulunduğu durum Aslı’yı zor bir karar vermeye iter.
Efe maddi sıkıntılarından kurtulmak için arabasını satmaya karar verir. Ancak araba hakettiğinden çok daha ucuz bir fiyata satılabilmektedir. Tek çare yeni iş fırsatları yaratmaktır ama burada da karşısına yeni engeller çıkacaktır.
Diğer tarafta ise Aslı’ların evindeki problemleri çözmek Sedat’ın kendince Aslı’ya yakınlaşmak için kullandığı bir fırsat haline gelir.
Mine’nin Cansu özlemini gidermek için Burak bir çare üretir. Sedat gemi azıya alıp Aslı’yı klinikte de ziyaret etmeye kalkar.
Bu arada Ayşe, Mine’nin evinde hiç tanımadığı bir adamla karşılaşınca öfkesini gizleyemez. Ama Mine, Burak’ın bile beklemediği bir tepki verir.
Efe, Aslı’dan habersiz eve sürpriz bir ziyaret yapar. Acaba şüphelendiği kişiyi kapının arkasında bulacak mıdır ?


Devamını okuyun...>>

16 Kasım 2008 Pazar

66.Bölüm Fragman


Devamını okuyun...>>

13 Kasım 2008 Perşembe

65.Bölüm Özet

"İyi Günde Kötü Günde"

Aslı’yı Deniz’le bir otele girerken gören Efe ne yapacağını bilememektedir. Artık birbirlerine açıklamaları gereken çok fazla şey vardır. Deniz ise bugüne kadar Ada hakkında uğraşıp da ortaya çıkaramadığı gerçekleri en sonunda öğrenir. Fakat bu gerçeğin insanı yalandan daha fazla üzebileceğini anlamasına sebep olur. Mine Cansu’yla beraber Berrin’den kaçmaktadır.

Beklemediği bir anda karşısında Berrin’i bulan Ayşe ise doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapar.
Atakan’ın okulunun başlama vaktinin gelmesi hem Su’yu hem de Efe’yi çok üzmektedir. Efe’nin tek tesellisi yeni alacağı iş ve bu sayede ulaştığı dükkanı büyütme fırsatıdır. Su ve Aslı’nın yeni evinde ise problemler bitmek bilmez. Neyse ki sorunlarına destek olacak birileri ortaya çıkıverir. Su’yun sürpriz bir kısmeti vardır.

Mine, Cansu için tek başına mücadele etmekten yorulmuşken yanı başında bir dert ortağı bulur. Deniz’in sıkıntısını öğrenen arkadaşları, onun ve Ada’nın moralini yükseltmek için harekete geçerler. Ama Deniz ve Ada bir anda birbirlerinden ayrı düşmek zorunda kalırlar.
Efe işleri büyütme telaşında ne kadar hızlı yol aldığını çok geç fark eder. Yeni evleri Aslı’ya sürprizler hazırlamaya devam etmektedir. Deniz ise tekrar karşısında bulduğu Ada’nın hayalini gerçekleştirmek için, bir an bile tereddüt etmez.

Farklı dünyalara savrulup, tekrar toparlanırken birbirlerinin değerini anlamakta zorlanan gençlerimiz yolculuklarına devam ediyor. Eski dostlar uzun zaman sonra yeniden bir araya geliyor. Bakalım aralarındaki düşmanlık daha ne kadar sürecek ?


Devamını okuyun...>>

9 Kasım 2008 Pazar

65.Bölüm Fragman




Devamını okuyun...>>

7 Kasım 2008 Cuma

64.Bölüm Fragman




Devamını okuyun...>>

64.Bölüm Özet

"Sürpriz"

Aslı, Efe’nin “ Deniz’de kaldın mı?” sorusuna cevap vermekte zorlanıyor. Ve Efe’yi büyük bir öfke sarıyor.
Efe, Aslı’nın Deniz’de kaldığını öğrenmiş, bu gerçeği bir de Aslı’dan duymak istemektedir. Aslı ona olanları anlatmakta zorlanırken, yardımına Su koşar. Ama Efe’nin öfkesi kolay dinmeyecektir.
Deniz, Ada’nın kim olduğunu öğrendikçe ona daha da yakın hisseder kendini. Ada’yı mutlu edecek bir sürpriz hazırlamaya karar verir. Fakat bunu yapmak çok kolay olmayacak, çok çalışması gerekecektir. Mine ise Cansu’yu almaya gelen Berrin’e beklenmedik bir tepki verir. Diğer tarafta Aslı’dan saklanan başka bir gerçek bir akşam kapıyı çalıverir.

Atakan, Su’yla konuşmakta zorlandığı için duygularını başka bir şekilde anlatmaya karar verir. Ancak bu seferki görevi onu hiç beklemediği kadar zorlayacaktır. Öte yandan Gönül ve Şükran’ın hamilelikleri Salih ve Metin’in yoğun bir koşturmaca içine girmesine neden olur. Deniz’in günler sonra açtığı telefonuna Murat’tan gelen mesaj, Deniz’le Aslı’nın yolunun bir kez daha kesişmesine neden olacaktır.

Atakan görevi tamamladığında Su’yun tepkisiyle hayal kırıklığı yaşar. Artık Fransa’ya dönmemesi için hiçbir sebep yoktur. Aralarındaki yanlış anlaşılmayı fark eden Mine ve Aslı’nın çabaları, ikiliyi bir araya getirmek için bir umut olur. Bu arada Mine, Cansu’yu Berrin’den uzak tutabilmek için ne gerekiyorsa yapmaya karar vermiştir. Deniz’in hazırladığı sürpriz Ada’yı çok mutlu eder, fakat geceleri umulmadık bir biçimde sonlanır. Deniz acil olarak yardıma ihtiyaç duymaktadır.


Devamını okuyun...>>

2 Kasım 2008 Pazar

Pelin Karahan(Aslı)-Milliyet Röportajı

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Turizm İşletmeciliği'ni bitirdikten sonra çalışmak için tek başına ailesiyle yaşadığı Ankara'dan İstanbul'a gelen Pelin Karahan,hiç beklemediği bir anda kendisini kamera karşısında bulduğunu söyledi.İstanbul'a geldikten sonra zor günler geçiren ve ek gelir olsun diye bir ajansa kayıt yaptıran Karahan,oynadığı birkaç reklam filminden sonra Kanal D'nin dizisi "Kavak Yelleri"nde Aslı rolüyle kamera karşısına geçti.

"Kavak Yelleri" dizisiyle bir anda ortaya çıktınız.Pelin Karahan kimdir,bir anda nasıl televizyonda belirdi ?

24 yaşındayım Ankara doğumluyum.Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde turizm işletmeciliği okudum.Üniversite bittikten sonra turizm veya reklamcılık üzerine çalışmak için İstanbul'a geldim.Oyunculuk hiç ama hiç aklımda yoktu.Ama İstanbul'a gelmemle birlikte hayatım tamamen değişti.İki yıldır hiç aklımda olmayan bir işi oyunculuğu yapıyorum.

Ankara'dan İstanbul' a tek başınıza geldiniz.Bu sizin için zor olmadı mı ?


Evet tek başıma geldim ve bir tanıdığımızın yanında kalmaya başladım.Öyle enteresan bir durum yaşadım ki,İstanbul'a geldiğim gün iş buldum ve özel bir şirkette asistanlık yapmaya başladım.İstanbul'da geçinmenin zor olduğunu gördüm.Bana verilen ücret çok azdı,yanımda yeterli kıyafetim yoktu."Ne yapacağım ben burada" diye çok ağladığım zamanlar oldu.Sonra bana ek gelir getirsin diye ajansa kayıt oldum ve ardından reklam filmlerinde oynamaya başladım.

Ajansa girme fikri nereden çıktı ?


Yakınlarım "Pelin yüzün çok güzel.Bir ajansa yazıl en azından reklam filminde oynarsın"diyordu.Ama ben bunu hiç istemiyordum.Ancak İstanbul'daki zor hayat şartları karşısında mecbur kalıp ajansa yazıldım.İlk reklam filmimi Çağan Irmak çekti.Onunla başlamak büyük şans.

"Oyunculukta yeteneğim yoktu" diye biri olarak "Kavak Yelleri" dizisinde yer almanız nasıl oldu ?

Ajanstan aradılar ve görüşmeye gitmemi söylediler.Görüşmeye gittim."Müzikle uğraşıyor musun ?","Spor yapıyor musun ?" ,"Bir müzik aleti çalabiliyor musun ?","Okullu musun ?" gibi bir sürü soru sordular.Ben her soruya "Hayır" diyordum.Orada bir sürü insan vardı ve aralarında çok güzel fiziğe sahip mankenler de vardı.Onlara baktığımda şansımın sıfır olduğunu düşündüm.Hem tecrübesiz,hem kabiliyetsizdim,hem de kısa boyluydum.Bazı sahneleri oynattılar.Sonunda beni ciddiye alacaklarını gördüm,ben de çabaladım ve rolü aldım.

Bu işle uzaktan yakından alakası olmayan biri olarak ilk projede başrol oynamak sizi korkutmadı mı ?

Yeni bir işte bir başrol almıştım bu durum hiç beklemediğim bir şeydi.Aslına bakarsanız hiçbir şey bilmeden gözü kapalı girdim bu işe.

İstanbul'a sizi turizm üzerine çalışmaya gönderen aileniz,bu kararınız karşısında ne tepki gösterdi ?

Ailemden kimse karşı çıkmadı,tam tersi beni cesaretlendirdiler.İki yıl yalnız İstanbul'da yaşadım ama şimdi yanıma geldiler.İstanbul'a yeni alışmaya başlayan biri olarak dizinin Urla'da çekilmesi değişik bir durumdu.Tanımadığım 60 kişilik bir ekiple başka bir kente gittim.Ama ekiple kısa sürede çok yakınlaştık.İlk başladığımızda yönetmenimiz Kerem Çakıroğlu'ydu.Benim üzerimde çok emeği vardır.Çok sabretti ve çok şey öğretti.

Bu rölü almanda güzelliğinin ne kadar etkisi olduğunu düşünüyorsun ?

Kendimi sevimli ve güzel bulurum ama öyle çekici,kadınsı bir havam yoktur.Sempatik olmak daha önemli.

Kurallarınız var mıdır ? Sinema filmlerinde öpüşme sahneleri gibi ?

Bizim dizimizde de öpüşme sahneleri var ama her yerde sınır olmalı.Sinema filminde bu durum biraz daha ileri gidebilir,ama çok genişletemem.Belki o kadar profesyonel değilim.Benim sınırlarım var ve hep olacak.

Dizide eski sevgilin Deniz'in en yakın arkadaşı Efe ile aşk yaşamaya başladınız.Nasıl tepkiler alıyorsunuz bu durum karşısında ?

Bazıları "Ama Efe senin arkadaşındı" diyor bazıları "İyi ki Efe oldu.Çok yakıştırıyoruz sizi" diyor.Bu bir dizi,ama gerçek hayattan bir şeyler var,insan arkadaşına da aşık olabilir.Bu ilişki yanlı veya doğru demiyorum.Kimine göre yanlış olan ,kimine göre doğrudur.

Gerçek hayatta başınıza böyle bir şey gelmiş olsa tavrınız ne olurdu ?

Çocukluk arkadaşıma aşık olmak,ya da eski sevgilimin arkadaşına aşık olmak gibi bir durum başıma hiç gelmedi.Ama aşık konusunda büyük konusunda büyük konuşmamak lazım.İnsanın nelerle karşılaşacağı belli olmaz.Ben böyle bir şey yaşamış olsaydım Aslı kadar cesaretli olamazdım galiba.Ama ben de aşkımı yoğun yaşarım.İçimden geldiği gibi yaşarım kendimi kısıtlamam.İlk zamanlar o kişiyi hayatımın merkezine koyarım ama sonra mantık devreye girer.Mantığımla kalbim aynı gider o yüzden zorlanmam.

Sürekli izlenmenin tedirginliğini yaşıyorum.

Günün birinde bir diziyle bu kadar tanınıp ünlü olacağını aklınızın ucundan geçer miydi ?

Hiç hayalimde olmadığı için böyle bir şey düşünmedim.Ama günün birinde bir baktım ki,sokakta yürüdüğümde herkes tarafından tanınıyorum.Çoğu insan iyi niyetle ve güzel bakıyor ama biri sizi sürekli izliyor bunun bir tedirginliği var.Konuşmasalar bile o bakışları üstünüzde hissediyorsunuz,bu pek güzel bir durum değil.

Geçen yıl ekranda daha kilolu görünüyordunuz.Tatilde kilo mu verdiniz ?

Ekranda gerçekten çok kilolu görünüyorum.Beni ilk görenlerin tepkisi "Ne kadar zayıfmış ya" oluyor.Ben bir de kısa boylu olduğum için daha çok kilolu görünüyorum ekranda.


Devamını okuyun...>>

1 Kasım 2008 Cumartesi

63.Bölüm Fragman




Devamını okuyun...>>

63.Bölüm Özet

"Bana Doğruyu Söyle"


Aslı ve Su son çare olarak gittikleri evde Deniz’le karşılaşırlar. Aslı kendisi için çok zor bir ikilemin içinde kalır. Ya Efe’ye, ne kadar büyük bir tepki vereceğini bile bile Deniz’de kaldıklarını söyleyecektir, ya da bunu gizleyecektir. Hiç beklemedikleri bir anda sokakta kalıveren Aslı ve Su sığındıkları yerde hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılaşırlar. Orada kalmak ya da gitmek konusunda karar vermek ise Aslı’ya düşmektedir. Mine ise Ayşe’ye olan tavrından dolayı pişmandır ve aldığı hediyelere gösterilen ilgi bile onu mutlu edemez. Babasından kalan zenginliğin sağladıkları ile karşılaştıkça şaşkınlığı daha da artmaktadır. Deniz, Ada’nın günlerdir ona anlatmaya çalıştıklarını yeniden annesiyle karşılaşınca anlar ve hiç beklenmedik bir karar verir. Verdiği kararın sonuçlarına da tek başına katlanacaktır. Hem de hiç alışık olmadığı bir şekilde. Aslı ve Su yeniden ev arama çalışmalarına girişirler. Zaten var olan üç kuruşlarını kaptırdıkları için beklentilerinin çok altında bir ev bulabilirler. Ama başka çareleri yoktur. Atakan Su’ya karşı hissettiklerini hala söyleyememektedir. En sonunda ona kendi dilinden konuşmaya karar verir. Şükran uzun süredir yaşadığı rahatsızlığın asıl kaynağını öğrenince özlediği bir mutluluğu yeniden yaşar ama duruma herkesin tepkisi bu kadar olumlu olmaz. Efe ise Mine’nin kendisine söylediklerine inanmakta güçlük çeker. Mine’nin söylediklerini doğrulatmanın tek yolu Aslı’nın karşısına geçmektir.


Devamını okuyun...>>